Komünist Devrim
   Nederlands                                  YAŞASIN KOMÜNİST ENTERNASYONALİZM!  February 23 2019 19:13:32   
   Açılış_sayfanız_yapın  Sık_Kıllanılanlara_Ekle

   Ana Sayfa
   Yazılar/Broşürler
   Görüşler
   Komünist Hareketten
   Devrimci Basından
   Sol Hareketten
   Felsefe
   Katkılarınız
   Arşiv
   Sitede Ara
   Bağlantılar
   İletişim

English
   Home
   Opinion
   Revolutionary Press
   Left Movement
   Philosophy
   Site search
   Web links
   Contact



SİYONİST BARBARLIK VE EMPERYALİST SAVAŞ HAZIRLIKLARI (A. H. Yalaz)
GörüşlerEmperyalizmin “Ortadoğu’daki” en güvenilir ileri karakolu olan saldırgan ve yayılmacı Siyonist İsrail devleti, Filistin ve Lübnan halklarına karşı yayılmacı savaşını iğrenç bir barbarlıkla sürdürüyor. Haydut İsrail devleti, askerlerinin Hamas militanları tarafından tutsak edilmesini bahane ederek Hamas’ı sindirmek, en azından Hamas hükümetini yıkmak istiyor. Bu kısa-erimli amacına ulaşmak için Filistin’de iç savaş kışkırtıcılığı yapıyor. Askerlerinin sınır-ötesi bir askeri operasyonla Hizbullah savaşçıları tarafından tutsak alınmasını bahane ederek, “yaz yağmurları” adı altında bomba ve ölüm yağdırıyor Lübnan halkının üstüne. Lübnan’da da iç savaş kışkırtıcılığı yapıyor.

Burada, Siyonizm’in ve onun baş destekçisi Batı emperyalizminin, özellikle Amerika Birleşik Devletleri (ABD) emperyalizminin, Rus ve Çin emperyalizminin kısa, orta ve uzun erimli dış politika amaçlarının, İran, Suriye, Türkiye gibi ülkelerde politik güç sahiplerinin dış politikalarının ve İsrailli askerlerin Hamas ve Hizbullah tarafından neden şimdi tutsak alındıklarının ayrıntılı bir politik çözümlemesine girilmeksizin şu saptanmalıdır ki, Siyonist İsrail Devletinin Lübnan ve Filistin halkına karşı savaşı onun saldırgan-yayılmacı, Nil’den Fırat’a kadar olan “Vaat Edilmiş Topraklar”da Büyük İsrail Devleti’nin kurulmasına yönelik dış politikasının sürdürülmesidir. Bu kadar değil. Bu savaş, Ortadoğu olarak tanımlanan coğrafyanın yeniden yapılandırılması projesi olan Genişletilmiş Ortadoğu İnisiyatifi (GOİ)’nin de bir parçasıdır. Bir kez daha: Bu kadar değil. Bu savaş Üçüncü Emperyalist Paylaşım savaşının hazırlık çalışmalarının bir parçasıdır. “Ortadoğu neden yeniden yapılandırılmak isteniyor?” sorusunun yanıtının verilmesi buna açıklık getirir: Emperyalist sermaye ve onu temsil eden büyük emperyalist devletler, dünyanın fosil enerji kaynaklarını (petrol ve doğal gaz), diğer hammadde kaynaklarını, sermaye yatırım alanlarını, pazar ve politik etki alanlarını yeniden paylaşmak için genel bir savaşa, dünya ölçeğinde bir savaşa hazırlanıyorlar. Büyük emperyalist güçlerin bölgesel bağlaşıkları olan ve emperyalist sermayeyle karmaşık bir ilişki yumağı oluşturmuş olan işbirlikçi tekelci sermaye ve onları temsil eden gerici bölgesel devletler de bu paylaşımdan pay almanın hesabını yapıyorlar. Bugünkü koşullarda dünyanın paylaşım savaşımı, ekonomik, “barışçıl” politik ve kültürel savaşım biçimlerinin yanı sıra, bölgesel, yerel ve iç savaşlar, askeri ve “Turuncu devrim” vb. adlar verilen sivil darbeler aracılığıyla sürdürülüyor. Özellikle de ona egemen olanın dünyaya da egemen olacağı kabul edilen Avrasya denilen coğrafyada. (Olası) rakip emperyalist devletlerin (olası) enerji kaynakları ve enerji nakil yollarının kontrolü, diğer hammadde kaynakları, pazarları, sermaye yatırım alanları, politik etki alanları ya ele geçiriliyor ya da varolan emperyalist egemenlik güçlendiriliyor. Balkanlardan Kafkasya’ya, oradan Afganistan’a ve Ortadoğu’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada alan temizliği ve ön hazırlıklar yapılıyor. Sermaye yeni bir emperyalist paylaşım savaşına hazırlanıyor.

Siyonist gericiliğin Lübnan’a karşı yürüttüğü imha savaşı böylesi geniş bir çerçeve içinde irdelenmeli, çözümlenmeli ve hazırlanmakta olan üçüncü emperyalist paylaşım savaşının ön çatışmalarından biri, taktik aşamalarından biri olarak değerlendirilmelidir. Balkanlar’da, Kafkasya’da, Afganistan’da ve Irak’ta olduğu gibi. Unutulmamalıdır ki, GOİ yalnızca ABD emperyalizminin değil, gerçekleşmesinde kilit/merkezi bir rol oynaması düşünülen ve böylesi bir projenin gerçekleşmesinden en büyük yararı sağlayacak olan bölgesel bir güç olarak Siyonist İsrail devletinin de projesidir. Tıpkı ABD emperyalizmi gibi, Siyonist gericilik de “Genişletilmiş Ortadoğu” diye tanımlanan coğrafyanın politik haritasını yeniden çizmek istiyor. Siyonist İsrail devletinin Lübnan’a ve Filistin’e karşı önceden planlandığı anlaşılan bugünkü savaşı, “büyük İsrail” projesinin askeri araçlarla gerçekleştirilmesi politikasının sürdürülmesidir. Böylesi bir politikaya sahip olan Siyonizm emperyalist bir barışa bile katlanmaz. Bölgenin sürekli bir gerilim ve savaş durumu içinde olması, “büyük İsrail” projesini gerçekleştirme, “vaat edilmiş toprakları” ele geçirme Siyonist politikasının uygulanması için gerekli koşullarından biridir. Siyonist İsrail devleti, 1948, 1967 ve 1973 Arap-İsrail genel savaşlarının ve Lübnan ve Filistin örneklerinde olduğu gibi İsrail devletinin “tekil” savaşlarının gösterdiği gibi, devlet sınırlarını genişletmek zorundadır. Siyonist-militarist ideolojik-kültürel-politik yapısı nedeniyle sınırlarını genişletemeyen bir devlet, düşman olarak gördüğü ve kendilerine karşı öyle de davrandığı güçler tarafından çevrilmiş küçük bir coğrafyada ayakta kalamaz. Bu nedenledir ki, sürekli kriz ve sürekli savaş durumu militarist-Siyonist İsrail devletinin yaşam kaynakları arasındadır.

Her halkın olduğu gibi Yahudi halkın da başka ulusların/devletlerin politik baskısına uğramaksızın yaşama, kendi politik yazgısını belirleme hakkı olduğu tartışma konusu bile yapılamaz. Tartışma konusu yapılması gereken, böylesi bir hakkın başka ulusların ve etnik grupların zararına olacak biçimde kullanılmasıdır. Kuruluşunun ilan edildiği dönemdeki (14 Mayıs 1948) ve bugün sürmekte olan genel yapısıyla İsrail devleti, özel olarak Filistin halkına karşı yapılmış olan tarihsel haksızlığın bir ürünüdür. Filistin halkı başta olmak üzere Arap halklarının, bölge halklarının ve Siyonist İsrail devletinin savaş kışkırtıcılığı yapması ve üçüncü bir emperyalist paylaşım savaşının baş kışkırtıcısı ve hazırlayıcısı ABD emperyalizminin bir numaralı bölgesel işbirlikçisi olması nedeniyle genel olarak dünya halklarının bugünlerini ve yarınlarını çok yönlü olarak etkilemeyi sürdüren bir tarihsel haksızlık. Düzeltilmesi gereken bir tarihsel haksızlık. Böylesi bir tarihsel haksızlığın düzeltilmesinin başta gelen gerekli koşulu emperyalizmin ileri karakolu olan bugünkü Siyonist İsrail devletinin yıkılmasıdır.

Siyonist-emperyalist barbarlığı şiddetle kınıyor, derhal ateşkes ilan edilerek İsrail ordusunun Lübnan’dan ve Filistin’den çekilmesini talep ediyorum.

A. H. Yalaz
7 Ağustos 2006