Komünist Devrim
   Nederlands                                  YAŞASIN KOMÜNİST ENTERNASYONALİZM!  April 25 2019 13:03:49   
   Açılış_sayfanız_yapın  Sık_Kıllanılanlara_Ekle

   Ana Sayfa
   Yazılar/Broşürler
   Görüşler
   Komünist Hareketten
   Devrimci Basından
   Sol Hareketten
   Felsefe
   Katkılarınız
   Arşiv
   Sitede Ara
   Bağlantılar
   İletişim

English
   Home
   Opinion
   Revolutionary Press
   Left Movement
   Philosophy
   Site search
   Web links
   Contact



A.H.Yalaz'ın Açıklaması
Yazılar-BroşürlerProleter Devrimciler Koordinasyonu (PDK) ile yaklaşık olarak dört yıldır sürdürdüğüm örgütlü-politik çalışmaya 17 Ağustos 2006 tarihi itibarıyla son verdim.

Beni PDK'yla örgütsel ilişkileri sona erdirmek zorunda bırakan asıl neden, "olağan" koşullarda örgütsel ayrılıklara neden olacak önemli teorik ve politik görüş ayrılıklarının da varolmasına karşın, örgüt içi görüş ayrılıklarının ve sorunların ele alınışında kabul edilemez üslup ve dil kullanımında da ifadesini bulan genel olarak sosyalist politik kültüre, özel olarak sosyalist tartışma kültürüne ilişkin ilkesel anlaşmazlıklardı.

PDK'yla ilişkilerimi neden sonra erdirdiğimin daha iyi anlaşılması için kısaca PDK'dan söz edeyim. Yaklaşık olarak 12 yıllık bir geçmişi olan küçük bir komünist politik örgüt olan PDK, 2002 yılı sonlarına doğru Yalaz'ın katılımıyla "çalışanlarını" bağlayıcı politik çizgisi/platformu olmayan ve farklı bir yapıya kavuşturulması kararlaştırılan özel bir geçiş dönemi yaşamaya başlayan bir geçiş örgütüne dönüştü. Özel geçiş dönemi kuruluş bildirgesini kabul etmeye yetkili bir organın toplanmasıyla sona erecek ve gerek örgütün gerek merkez yayın organının adı komünizm nihai amacına uygun bir duruma getirilecekti. Asıl olarak alınan kararlara uygun davranılmaması nedeniyle bu görev yerine getirilmedi/getirilemedi.

Örgüt içi sosyalist demokrasiye ve onun bir parçası olan sosyalist tartışma kültürüne aykırı düşen davranışları denetim altında tutmak, bu davranışları değiştirmek ve değiştirilememesi durumunda böylesi davranışların vereceği olası zararı en aza indirmek görece büyük politik örgütlerde olanaklı olur. En azından birkaç kişinin önderlik görevlerini üstlendiği görece büyük bir örgütte, örneğin iki kişi arasındaki kriz durumu örgütsel ayrılığa yol açmayabilir, kontrol altında tutulabilir ve örgüte zarar vermesi önlenebilir. PDK'nın durumu böyle olmaktan çok uzaktı.

Örgüt-içi ilişkilerde öyle bir noktaya gelinmişti ki, sorunların eleştiri ve özeleştiri yöntemlerinin uygulanmasıyla çözülme olanağı olmadığı sonucuna vardım. Örgütsel ayrılık dışında başka yöntemlerle çözülemeyecek bir örgüt-içi kriz dönemi yaşanıyordu. Yoldaşça güven, karşılıklı saygı ve dayanışmaya ve örgüt içi açıklığa dayanan bir örgütsel ilişki sürdürme olanağı kalmamıştı. Örgütsel ilişkilerin koparılmasının benim için yerine getirilmesi gereken bir görev olduğu noktaya gelindiğinde de gereğini yaptım.

2002 yılının Temmuz ayı sonlarına doğru PDK'nın kuruluşunda birinci derecede rol oynayan bir PDK'lıya gönderdiğim mektupta şöyle yazıyordum:
"Zamansız atılan bir adım zararlı sonuçlara yol açabilir. Ancak, risk almadan da ileri gidilemez. Ben gerekli olan riskler almaktan hiçbir zaman çekinmedim. Yeter ki, risk almaya değer bir amaç olsun. Ancak, sürekli olarak dikkat çekmeye çalıştığım gibi, hangi adımın ne zaman atılması gerektiği çok önemli. Ne zamansız adım atılsın, ne de ayak sürçülsün. Ne oportünistçe davranılsın ne de tutucu olunsun. Sağlam adımlar atmak için gösterilecek sabır ve devrimci olgunluğun verimli sonuçlar vermekte gecikmeyeceğine ilişkin iyimser olmak gerek."
Evet, dört yıl önce PDK'yla birlikte çalışmaya başlama kararı vermekle bir risk aldım. O günkü veriler, özellikle kimi ilkesel sorunlardaki (işçi sınıfına dayanan sosyalizm anlayışı, proletarya diktatörlüğü aracılığıyla komünist toplumun örgütlenmesi, komünist-devrimci savaşımda sağlam bir gizli örgütün zorunluluğu gibi) yakınlık derecemiz, PDK'nın dünya komünist hareketinin geçmişine ve sosyalizm deneylerine eleştirel yaklaşımı, öğrenmeye ve değişmeye açık genel bir tutuma sahip olması, varolan örgütü geliştirerek yaşatma konusunda gösterilen kararlılık, PDK'nın benden yardım istemesi ve bana karşı takınılan son derece olumlu genel tutum bu riskin alınması gerektiğini gösteriyordu. Bugün gelinen noktada söylemeliyim ki, PDK'yla örgütsel ilişki kurma adımını erken atarak oportünistçe davrandım. Örgütsel ilişki kurmadan önce ortak işler yaparak birbirimizi daha iyi tanımalıydık.

Dört yıl önce bana karşı takınılan son derece olumlu tutum görece kısa sayılabilecek bir sürede sona erdi. Burada bunun neden böyle olduğunu ele alacak değilim. Buna gerek de duymuyorum.

Zorunlu olmadıkça PDK'yla olan ilişkilerimi ve anlaşmazlıklarımı açık tartışma konusu da yapmayacağım.

A.H.Yalaz
18 Eylül 2006